Gülistan Doku soruşturmasında tanık Gökhan Ertok konuştu
Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada dosyaya yeni tanık ifadeleri girdi. Tutuklu eski polis Gökhan Ertok’un Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifadede Mehmet Aca hakkında çeşitli iddialar yer alırken, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı da soruşturmaya ilişkin dikkat çeken bir açıklama yayımladı.
TANIK İFADESİNDE DİJİTAL İNCELEME SÜRECİNE İLİŞKİN İDDİALAR
Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma kapsamında tutuklu eski polis Gökhan Ertok, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda tanık sıfatıyla ifade verdi.
Tanık beyanında, ACA Bilişim’in sahibi Mehmet Aca’nın dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile tanışmasına aracılık ettiğini öne süren Ertok, valilikten gelen bazı bilişim taleplerinin şirket üzerinden kendilerine iletildiğini iddia etti.
Ertok, Gülistan Doku’ya ait yedek SIM kartın Ankara’ya gönderileceğini önce Şükrü Eroğlu’ndan, ardından Tuncay Sonel’den öğrendiğini öne sürerek, SIM kart üzerinde inceleme yapmasının istendiğini söyledi. Bu gelişme üzerine patronu Mehmet Aca’yı aradığını anlatan Ertok, Aca’nın süreçten önceden haberdar olduğunu düşündüren ifadeler kullandığını iddia etti. Ancak bu bilginin kendisine kim tarafından ulaştırıldığını bilmediğini de sözlerine ekledi.
Tanık ifadesine göre yedek SIM kart Ankara AŞTİ’den teslim alındıktan sonra Etimesgut’taki ACA Bilişim ofisine götürüldü. Ertok, kartı eski bir cep telefonuna takarak Gülistan Doku’nun WhatsApp ve Instagram hesaplarına erişim sağladığını, işlemler sırasında şirket bilgisayarlarını da kullanmış olabileceğini öne sürdü.
İfadesinde, Gülistan Doku’nun Instagram hesabını şirket bünyesinde kullanılan “SMM Panel” sistemine eklediğini iddia eden Ertok, bu sistem sayesinde hesap hareketlerinin takip edilebildiğini, bildirimlerin e-posta adresine veya şirket bilgisayarına düşmüş olabileceğini söyledi.
Tanık ayrıca, şirket bünyesinde yalnızca takipçi ve beğeni hizmeti verilmediğini, toplu şikâyet yöntemleriyle sosyal medya hesaplarının kapatılmasına yönelik işlemler de yapılabildiğini öne sürdü. “Kerbela62” isimli sosyal medya hesabının çok sayıda bot hesapla şikâyet edilerek kapatıldığını iddia eden Ertok, bu tür çalışmaların önemli bölümünün şirket sahibi tarafından yönlendirildiğini savundu.
Ertok, Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde şirkette kendisiyle birlikte Sefa Karasu ve Emre Ezertaş’ın görev yaptığını, bilişim alanındaki işlemlerin bu ekip tarafından yürütüldüğünü ifade etti. Mehmet Aca’nın ise ofise çok seyrek geldiğini, işleri çoğunlukla uzaktan yönettiğini ileri sürdü.
Tanık ifadesinde para transferlerine ilişkin iddialar da yer aldı. İlk ifadesinde herhangi bir maddi menfaat sağlamadığını söyleyen Ertok, daha sonra MASAK kayıtlarında yer aldığı belirtilen para transferleri hatırlatılınca bazı ödemeleri aldığını ve çalışanlara dağıttığını beyan etti. Ayrıca Tuncay Sonel’in talepleri doğrultusunda yaptığı işlemler nedeniyle kendisine para gönderildiğini öne sürdü.
Ertok, Mehmet Aca’nın hastanelere Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) hizmeti veren bir şirketi olup olmadığını bilmediğini ifade ederken, Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarına yönelik herhangi bir teknik müdahalede bulunmadığını ve bu konuda kendisine ya da çalıştığı şirkete herhangi bir talep iletilmediğini savundu.
Tanık ifadesinde yer alan tüm iddiaların soruşturma kapsamında diğer deliller, dijital incelemeler, iletişim kayıtları ve teknik raporlarla birlikte değerlendirilmeye devam ettiği belirtildi.
BAŞSAVCILIKTAN KORUCULAR AÇIKLAMASI
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı da soruşturmaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, bugüne kadar elde edilen tanık ve gizli tanık beyanları, ihbarlar, HTS kayıtları ile diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda Gülistan Doku’nun cansız bedeninin şüphelilerle irtibatlı korucular tarafından organize şekilde gömüldüğü veya yok edildiğine yönelik önemli tespit ve delillere ulaşıldığının değerlendirildiği bildirildi.
Bu kapsamda Ankara, Elazığ, İstanbul ve Tunceli’de eş zamanlı operasyon düzenlendiği belirtilen açıklamada, ikisi güvenlik korucusu olmak üzere toplam 5 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı ifade edildi.
Soruşturmanın devam eden aşamalarında daha önce de geniş çaplı operasyonlar gerçekleştirildiği, aralarında doktorlar, sağlık personeli, bilişim şirketi yetkilileri, veri giriş personelleri, iş insanları ve güvenlik korucularının bulunduğu çok sayıda şüpheli hakkında işlem yapıldığı hatırlatıldı.
Başsavcılık, soruşturmanın tüm yönleriyle titizlikle sürdürüldüğünü belirterek, dosyadaki tanık beyanları, dijital deliller ve diğer teknik incelemelerin değerlendirilmeye devam edildiğini bildirdi.
