İran’dan ABD’ye dikkat çeken suçlama: Hedef toplumsal ayrışmayı büyütmek
Ekol Gazetesi 27.08.2026 - 17:45 0
İran-Çin Ticaret Odası Başkanı Mecid Rıza Hariri, ABD’nin İran’a yönelik ekonomik ve askeri baskılarla hedeflerine ulaşamadığını belirterek, Washington’ın yeni yaptırımlarla halk ile yönetim arasındaki bağı zayıflatmayı ve toplumdaki ayrışmaları derinleştirmeyi amaçladığını öne sürdü.
İran merkezli Khabaronline’a konuşan Hariri, ABD ile İran arasındaki gerilim ve yaptırımların ülke ekonomisine etkilerini değerlendirdi.
ABD’nin uzun süredir İran’a yönelik ekonomik yaptırımlar uyguladığını belirten Hariri, bu politikaların İran ekonomisine ciddi zarar verdiğini ancak Washington’ın İran’daki siyasi yapıyı değiştirme hedefinde başarılı olamadığını savundu.
“ABD YENİDEN EKONOMİK BASKIYA DÖNDÜ”
Hariri, ABD’nin önce ekonomik yaptırımlarla İran’ı baskı altına aldığını, ardından askeri yönteme başvurduğunu ve şimdi yeniden ekonomik baskıyı artırdığını söyledi.
Hariri, “ABD önce ekonomik yaptırımlar aşamasına girdi ve hedeflerine ulaşamadı, ardından askeri saldırıya başvurdu ve bu aşamada da hedeflerine ulaşamadı. Şimdi yeniden ekonomiye dönüyor ancak bu kez yeni bir kuşatma ve yaptırım biçimiyle” ifadelerini kullandı.
Yeni ekonomik baskıların yalnızca İran ekonomisini değil, toplumun sosyal yapısını da etkileyebileceğini belirten Hariri, ABD’nin halk ile yönetim arasındaki ayrışmayı artırmaya çalıştığını iddia etti.
“HALK İLE YÖNETİM ARASINDAKİ BAĞI ZAYIFLATMAK İSTİYORLAR”
Hariri, ABD’nin yeni yaptırım politikasındaki amacın İran halkının yaşam koşullarını zorlaştırmak olduğunu savundu.
Hariri, “ABD’nin yeni ekonomik baskı aşamasında hedefi açık şekilde halkın geçim koşullarını zorlaştırmak ve halk ile yönetim arasındaki ayrışmayı, ardından da toplum içindeki bölünmeleri artırmaktır” dedi.
Toplumdaki farklı kesimlerin birbirine karşı kışkırtılmaması gerektiğini belirten Hariri, içeride bazı kişilerin bilinçli veya bilinçsiz şekilde halk ile devlet arasındaki ayrışmayı büyütmemesi gerektiğini söyledi.
BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNE DİKKAT ÇEKTİ
İran toplumundaki sosyal ayrışmalara da değinen Hariri, özellikle başörtüsü meselesinin yeniden toplumsal çatışmanın merkezine taşınmaması gerektiğini ifade etti.
Sosyal medyada hem başörtüsü kurallarına uymayan kadınları hem de dindar kesimleri hedef alan içeriklerin arttığını öne süren Hariri, bu durumun seküler ve dini kesimler arasındaki gerilimi artırabileceğini belirtti.
Hariri, sorunun çözülememesi halinde söz konusu ayrışmanın toplumun temel çatışmalarından biri haline gelebileceği uyarısında bulundu.
İRAN’IN KÜBA’YA BENZETİLMESİNE İTİRAZ ETTİ
Hariri, İran’ın yaptırımlar nedeniyle Küba’ya benzer bir ekonomik yapıya sürüklendiği yönündeki değerlendirmelere de karşı çıktı.
İran’ın geniş bir coğrafyaya, çok sayıda komşuya ve farklı bölgelerde ekonomik ortaklara sahip olduğunu belirten Hariri, ülkenin önemli bir üretim kapasitesi bulunduğunu söyledi.
İran’ın yıllık yaklaşık 125 milyon ton tarım ürünü ürettiğini aktaran Hariri, yaptırımların oluşturduğu baskıya rağmen ülkenin kendi kaynaklarına ve üretim gücüne sahip olduğunu savundu.
Bununla birlikte İran halkının ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu kabul eden Hariri, yaptırımların etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Hariri, “İnsanların bugün dahi ciddi sorunları var ve bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Şimdi dayanıklılık yarışının içindeyiz. Sonuçta daha fazla dayanıklılık gösteren taraf başarılı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
